Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Yakında para isteyecekler…’

Merhabalar,

Adına en düşük denilen, ama tıpkı asgari ücret gibi ortalama maaş haline gelen emekli maaşlarıyla ilgili tartışma hızlanıyor. Bu konuda mesele o kadar açıklanamaz boyutta ki, durumu kurtarmak için çalışmalar yapıldığını belirtip, laf arasında yılbaşına kadar yetiştireceklerini söyleyip, esasen zam yapmayacaklarını ifade ediyorlar.

Arada Cumhuriyet İkramiyesi meselesi çıktı. Buna sıcak bakıp, üzerindeki baskıyı ötelemek isteyen bir ekonomi yönetimi var. Neden sıcak bakıyorlar? Çünkü bir kere 100. yıl olacak ve ikinci kez ödenmesi gerekmeyecek.

Böylece maaşa artış yapıp, her ay meseleyi bütçeye taşıyacaklarına, bir kereliğine para verip, seçime tepkisiz gitmenin hesapları yapılıyor. Fakat ortadaki fotoğraf artık kontrolden çıkmış vaziyette.

Ortalama bir emekli maaşı neredeyse açlık sınırının yarısına, yoksulluk sınırının da beşte birine düşmüş vaziyette. Durum asgari ücretli için de farklı değil. Hatta ikisinden de yüksek maaş alan memurlar da yoksulluk sınırının neredeyse yarısına yakın bir gelir elde ediyor.

Yoksulluk sınırı olan 42 bin TL ve üzeri maaş alanların sayısı ise yüzde 10’u geçmez. Bu şartlar altında korkuyorum ki üstüne çalıştığınız, hatta emekli olduğunuz için para istenecek. Bunun çok olanaksız olduğunu düşünüyorsunuz değil mi? Kulağa da inandırıcı gelmiyor.

Oysa bu ülkede uzun yıllardır işsiz insandan sağlık sigortası primi istenmiyor mu? Reel sektörden kazan kazanma vergi alınmıyor mu? Pandemi sürecinde kapanmalar yaşanırken, dünyanın bizi kıskandığı söylenen tüm ülkeleri para dağıtırken, sizlere iban verilmedi mi?

O zaman olanaksız gibi gözüken bu seçenek de masada. Aslında fiili olarak da uygulandığını söylemek mümkün. Açlık ve yoksulluk sınırının yakınından geçmeyen insanları, yüksek dolaylı vergilerle muhatap etmek, üste para istemek anlamına gelmiyor mu?

Fotoğraf buyken, reel sektör çıkıp açıklama yapıyor: Çalışacak kimseyi bulamıyoruz. Acaba çalışmaya niyetli şirket bulabilecek misiniz? Çünkü onların da durumu emekli ya da çalışandan farksız hale geldi bile.

Kendi üyenizle olan bağlarınızı koparıp, duruma göre açıklama yapar ve ülkede sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi davranmaya devam ederseniz, ne çalışacak kişi bulacaksınız, ne ürettiklerini tüketecek vatandaş.

Gemisini kurtaran kaptan ya da ‘birini kızdırmayalım’ diye bu hatayı devam ettirmeye niyetli olduğunuz sürece işlerin içinden çıkılmaz bir noktaya gittiğinin ve çözümsüzlüğün arttığının farkında değil misiniz?

Tüm bunların gölgesinde gerçek olmayan enflasyonu bile dile getiremeyen Merkez Bankası çıkmış, TL’ye olan talebin arttığından bahsediyor. Oysa o sadece ihracatçının esir olan zorunlu TL parkından kaynaklanan bir rakam.

Ekonomiyi sadece rakam tutturmak olarak görüp, yaşananları yok saydığınız sürece bu işin içinden çıkamayacağız. Sonra ‘neden olmuyor’ demeyin.

[email protected]

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'İhracat odaklı yatırım...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘İhracat odaklı yatırım…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: '128 milyar dolar bulundu..'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘128 milyar dolar bulundu..’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Bu kadarını IMF bile yapmazdı...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Bu kadarını IMF bile yapmazdı…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Kültürsüz enflasyon yüzde 80...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Kültürsüz enflasyon yüzde 80…’


Güncel haberler için bizi takipte kalmayı unutmayın!

Yorum yapın