Bu sefer kalıcı mıyız? İnsanlık neden Ay’a yerleşmeye çalışıyor? İşte Ay ekonomisi!

Merhabalar,

Ay’da hangi ülkeler ve şirketler devrede? Herkes hak iddia edebilir mi? Ay ekonomisi dünyayı nasıl etkileyecek? Prof. Dr. Elif Nuroğlu yazdı.

 

 

 

 

Dünyada pek çok ülke ancak kendi ekonomisini bir şekilde yürütmeye ve içinden geçilen krizleri atlatmaya çalışıyor.

 

Bazı kıtalarda insanlar sadece karınlarını doyurup ayakta kalma mücadelesi veriyor. Bir yandan iklim değişikliği, savaşlar ve kaynakların kötü kullanımı sonucunda dünyada göçler oluyor.

 

Diğer yandan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya, Çin, Avrupa Birliği ve Hindistan gibi ülkeler finansal kaynaklarının bir kısmını Ay araştırmalarına ayırıyor ve Ay’ı tamamen keşfederek orada bir sistem ve yaşam kurmayı planlıyor.

 

KİM NEDEN AY’A GİTMEK İSTİYOR?

 

Ay araştırmalarına çok ciddi kaynak ayıran ABD geçtiğimiz yıl Artemis 1 adlı insansız bir Ay misyonu gerçekleştirdi. 25,5 günlük görev sonrası Artemis 1 Pasifik Okyanusu’na düşürüldü. NASA’nın yeni projesi Artemis 2’nin 2025 yılında Ay’a inmesi planlanıyor.

 

50 yıl aradan sonra Rusya da 11 Ağustos 2023 tarihinde Lunar-25 isimli uzay aracını fırlattı ancak araç Ay’a yumuşak iniş yapamadı ve çakıldı. Bu misyonun amaçları, Ay’a yumuşak iniş teknolojileri geliştirmek, Ay’ın iç yapısını araştırmak ve Ay’daki su ve diğer kaynakları araştırmak olacaktı.

 

Ay keşfine çıkan bir diğer ülke olan Hindistan bir ay önce Chandarayaan-3 uzay aracını fırlattı. 23 Ağustos’ta Ay’ın güney kutbuna inmesi beklenen bu araç Ay’ın güney kutbuna iniş yapan ilk araç olacak.

 

Uzay mekiği, iniş aracı ve yüzeyde dolaşabilen bir araçtan oluşan Chandrayaan-3 ile Hindistan Ay yüzeyine yumuşak iniş yapan 4. ülke unvanını almak istiyor.

 

Ay’da öncelikli olarak güvenilir bir navigasyon ve komünikasyon sistemi kurulması gerekiyor. Çünkü Ay’a keşif yapmak veya kalmak için giden ekiplerin kesintisiz iletişim kurması çok önemli. Ayrıca diğer gezegenlere yolculuk yapılırken Ay’ın bir durak ve yakıt ikmal noktası olması da planlanıyor.

 

Ay görevlerinde zaman zaman robotlar zaman zaman da gerçek insanların yer alması gerekecek. Avrupa Uzay Ajansı ilerleyen dönemde şirketlerin eğitim, medya ve hatta eğlence gibi alanlarda Ay’da yeni uygulamalar yaratarak bundan kâr edeceklerini öngörüyor.

 

AY’DA HANGİ ŞİRKETLER YER ALACAK?

 

Ay ekonomisi öncelikle Ay’ın keşfedilmesi ve kaynaklarının kullanılması ile birincil dereceden bağlantısı olan madencilik, nakliye, enerji, robotik, otomotiv ve inşaat şirketlerini harekete geçirecek.

 

 

Giderek artan sayıda şirket uzay aracı tasarımı, uzay kargoculuğu, fırlatıcı yetenekleri, kaynak tanımlama, madencilik ve astronot mekiği alanlarındaki yeteneklerini uzay teknolojileri ile birleştirmeye hazırlanıyor. Özel şirketlerin bu işe soyunması ise rekabetçilik ve kalite yarışını beraberinde getirecek.

 

Uydu ve uzay araştırmaları şirketi Northern Sky Research’e göre, önümüzdeki 10 yılda Ay’a yaklaşık 250 kez görev ziyareti yapılacak ve yaklaşık 100 milyar avroluk bir Ay ekonomisi yaratılacak. Ay’dan elde edilen ekonomik faydanın dünyada istihdamı ve refahı artırması bekleniyor.

 

ABD’nin 1970li yıllarda başlattığı Apollo misyonları Ay’a ulaşmayı hedeflerken, Artemis misyonları ise Ay’da bir yaşam kurmayı, gereken yapıları çoğunlukla Ay’ın kendi kaynaklarını kullanarak inşa etmeyi ve orada astronot veya robotların belirli bir süre çalışmasını sağlayacak koşulları yaratmayı planlıyor.

 

Bu koşulların yaratılması için ise sadece devletlerin uzay araştırmaları bütçesinden yaptığı harcamalar yeterli değil, Ay ekonomisi yeni bir kavram olarak özel sektöre kazanç vaat ediyor. Elon Musk’ın SpaceX’i, Blue Origin, Nokia, Lockheed Martin ve General Motors Ay’da yatırım yaparak para kazanma planı yapan şirketlerden sadece bir kaçı.

 

SpaceX, uzay kargoculuğunun en ünlü şirketi olmayı hedefliyor. Ay’da astronotların çalışması ve dünya ile iletişim kurmaları için internet ihtiyacını gidermek isteyen Nokia NASA’yla 2024 yılında Ay’a 4G hattı taşımak üzere 14 milyon dolarlık bir anlaşma yaptı.

 

NASA, Ticari Ay Yükü Hizmetleri (Commercial Lunar Payload Services, kısa adı CLPS) girişimi kapsamında Dünya’dan fırlatma ve Ay’ın yüzeyine iniş dahil olmak üzere, yük entegrasyonu ve operasyonları gibi işlerde özel şirketlerle çalışmak istiyor.

 

Bu şirketler Ay’ın keşfedilmesine ve insanlı görevlere hazırlanmasına yardımcı olmak için bilimsel deneyler gerçekleştirecek ve testler yapacak. Ticari Ay Yükü Hizmetleri (CLPS) sözleşmelerinin 2028 yılına kadar maksimum sözleşme miktarı 2,6 milyar ABD doları olarak belirlendi.

 

Amerikan Astrobotic Technology şirketi 2024 yılında Ay’da su aramaya başlayacak. Intuitive Machines ise 77 milyon dolarlık bir anlaşma ile NASA için Ay’a deney ekipmanı götürme işini aldı.

 

Lockheed Martin, astronotların ihtiyacı olan elektriği sağlayacak reaktörleri inşa etmeyi, General Motors Ay’da dolaşacak araçları üretmeyi planlıyor.

 

Bu anlaşmalara baktığımızda büyük bir ‘Ay taşımacılığı pazarı’ doğacağını görmek mümkün. Bu pazarın 2020-2040 yılları arasında hacminin 187 ton olması bekleniyor. Her ne kadar bu pazara şu an ABD hakim olsa da ilerleyen zamanda Çin, AB ve Japonya da bu pazardan pay almak istiyor ve bu konuda özel şirketlerini de motive ediyor.

 

İNŞAAT TEKNOLOJİLERİ

 

NASA ayrıca Ay’da iniş pistleri, yaşam alanları ve yollar inşa etmeye yardımcı olabilecek inşaat teknolojileri geliştirmek ve bunları dünyadan taşıyarak değil de Ay’ın mevcut kaynaklarını kullanarak yapmak istiyor. Bunun için de Teksas merkezli ICON’a da fon verildi.

 

 

Teksas merkezli Shackleton Enerji Şirketi (SEC) ise Ay’da gezegenler arası bir yakıt istasyonu kurmayı planlıyor. Böylece roketler Ay’da yakıt ikmali yaparak uzayın çok daha uzak yerlerine ulaşabilecek.

 

NASA’nın süper ağır kaldırma Uzay Fırlatma Sistemi (SLS), Boeing tarafından inşa ediliyor. Lockheed Martin ve Airbus Defence & Space tarafından altı adede kadar NASA astronotundan oluşan bir mürettebatı barındırmak ve uzaya götürmek üzere ortaklaşa bir mürettebat aracı tasarlıyor.

 

Japon şirketi Mitsubishi ile Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı JAXA, yükleri ve kargoları 2025 yılına kadar Ay’a rekabetçi maliyetlerle teslim edecek H3 fırlatıcısı ve HTV-X gemisini inşa etmek için sözleşme yaptı. Ayrıca JAXA ile Toyota Lunar Cruiser adlı elektrikli insan güdümlü bir aracı birlikte tasarlamaya başladılar.

 

ABD’de GM, Japonya’da Toyota ve AB’de Audi Ay’da gezici ve otomatik araçların, verimli güç kaynağı ve zorlu ortamlarda araç direnci için gereken teknolojilerin geliştirilmesine odaklanan otomotiv şirketleri olarak öne çıkıyor.

 

AY MADENCİLİĞİ

 

Dünyadaki pek çok keşifi yapan ve hatta kaynakları kurutma noktasına getiren insanlık şimdi de Ay’ın kaynaklarından olabildiğince faydalanmayı planlıyor.

 

Ay’da bulunan kaynakların keşfedilmesi ve kullanılması Ay Madenciliği olarak tanımlanıyor. NASA’nın hazırladığı bir infografiğe göre Ay dünyada nadir elementler olarak bilinen madenler ve kaynaklar açısından tam bir hazine.

 

NASA’ya göre 2030 yılında Ay’da 40, 2035 yılında 200 ve 2040 yılında da 1000 astronot yaşayacak. Öncelikle bu astronotların Ay’da yaşaması, çalışabilmesi ve tarım yapabilmesi için gereken su, ayrıca oksijen ve hidrojen atomlarına ayrıştırılarak roket yakıtına da dönüştürülebilecek. Ay’ın kutuplarındaki buzların eritilerek suya dönüştürülmesi en yakın Ay misyonlarının yapmayı planladığı ilk iş olarak öne çıkıyor.

 

 

Enerji sektörü için çok önemli bir element olan Helyum-3’ün de Ay’da bol miktarda bulunduğu biliniyor. NASA, Helyum-3’ün Ay’da 1 milyon ton kadar bulunduğunu tahmin ediyor. Helyum izotopları bir füzyon reaktörüne nükleer enerji sağlayabilir, ancak tehlikeli atık üretmez. Bu açıdan çok değerliler.

 

Ay yüzeyinde göktaşı çarpması sonucu oluşan ve bolca bulunan Ay tozu regolitin hem Ay’da kurulacak yaşam alanlarının yapımında yapı malzemesi olarak, hem de dünyada temiz enerji kaynağı olarak kullanılabileceği öngörülüyor.

 

Elon Musk’ın şirketi SpaceX Ay’da Ay madenciliğinin nasıl yapılacağı konusunda NASA ile birlikte kafa yoruyor. SpaceX bu işi tekrar tekrar kullanılabilen roketlerle yapmayı planlıyor. Ay’daki madenlerin dünyaya ham halde getirilmesi çok masraflı ve zor, bu nedenle üretim için gereken 3boyutlu yazıcılar ve robot madencilerin aya taşınması daha mantıklı.

 

Ay’da bol miktarda bulunan Helyum-3’ten üretilen gazın da depolama alanları inşa edilerek Ay’da depolanması planlanıyor.

 

PWC’nin 2021 yılında yayınladığı uzay raporuna göre, Ay’daki inşaat sektörünün hacmi 2040 yılında 216 milyon dolar olarak tahmin ediliyor.

 

KİMLERİN HAKKI OLACAK?

 

Peki dünyalılar Ay’daki kaynakları planladıkları gibi çıkarır ve dünyaya taşırsa bu Ay’da herhangi bir sorun yaratır mı?

 

Hikaye ve ders kitaplarında çizilen nostaljik ay şeklinde önümüzdeki 50 yılda kocaman kocaman delikler olur mu? Bu konuda NASA’nın hesabı şöyle: Ay’dan her gün 1 metrik ton kütle çıkarılırsa, ancak 220 milyon yılda Ay’ın kütlesinin sadece yüzde 1’i kullanılmış olur. Bu durum NASA’ya göre yörünge, yer çekimi ve hatta ayın sebep olduğu gelgitlerde bir değişiklik yapmaz.

 

Amerika Birlesik Devletleri kutuplarda kurduğu araştırma merkezi McMurdo’nun benzeri bir araştırma merkezini Ay’da kurmayı planlıyor.

 

Birleşmiş Milletler’in 1967 tarihli uzay anlaşmasına göre herhangi bir ülke Ay’da hak iddia edemez. Bu anlaşmaya göre Ay’da özel mülkiyet şimdilik yasak değil. Tıpkı Amerika kıtasının keşfi gibi, ‘first come first served’ olabilir. Yani ilk giden ve keşfeden aslan payını alır.

 

 

Türkiye’de büyük şehirlere köylerden göç edenler bir araziyi çevirerek orada ev yaptı ve daha sonra bu arazide hak iddia edip tapu aldılar.

 

Bunun gibi, Ay’a ilk gidip orada yer çeviren, madenleri keşfedip kullanmaya veya dünyaya göndermeye başlayanlar da Ay ekonomisinin kazananı olacağa benziyor. Atalarımızın dediği gibi: At binenin, kılıç kuşananın. Ay da ilk keşfedenlerin.


Güncel haberler için bizi takipte kalmayı unutmayın!

Yorum yapın